Uzun süredir blog’umu ihmal ettiğimi fark ettim. Zaten sadece kendim için yazdığım bu yazıları arada dönüp dönüp tekrar okuyor, içimden geldiği vakitlerde yeni fikirlerle bambaşka yazılar karalamaya çalışıyordum; fakat hiçbirini tamamlama muvaffakiyetine kavuşmuş değildim. Bugün ne olduysa, kararlı bir şekilde yeniden bilgisayar başındayım ve birkaç kelam ederek kendi kendime konuşma alışkanlığımı devam ettirmeye çalışacağım.

Uzun süredir kafamda dağınık vaziyette şekil bulan düşünceler bugün kendiliğinden -ya da pek az bir çabayla- düzenlendi ve bir kalıba oturdu. Böylelikle ben de tüm bunları sıraya koyup kendimde faaliyete geçebilme kudretini buldum.

Esasında plan ve programa sahip olmak pek bana göre değil. Yani, elbette hayatının -çok- yıllık sürecini kabataslak dahi olsa çoktan kararlaştırmış ve şekillendirmeye başlamış biri olarak bunu söyleyebiliyor olmak ironik; fakat buradaki kastım sadece günlük yaşam ve haftalık meşguliyetler olarak şekil bulduğu için, bu anlam karmaşası yaşanmadan, kendimle çelişmediğimin farkına varılabilir.

Her zamanki gibi lafı ziyadesiyle uzatıp icabından başka yerlere çekmeden esas bahsetmek istediğim noktaya geliyorum:

Şu gün itibariyle, kendime yaptığım -idealize edilmiş- haftalık programa (belki bir nüshasını da buraya yazarım) olabildiğince bağlı kalmaya çalışarak -her ne kadar yoğun bir tempo olsa da- planladıklarımı gerçekleştirmeye koyulacağım.

Özetle, kafamda daha düzenli beslenmek, spor yapmak, kültürel etkinliklere şimdiki olduğundan daha fazla önem ve zaman vermek, okula daha yoğun gitmek ve harici faaliyetlere daha fazla vakit ayırmak var. Bunları yaparken sadece daha az dinlenmem gerekecek. Uykumdan biraz feragat ederek hepsini yapabileceğime inanıyorum. En azından normal insanlar gibi altı ila sekiz saat arası bir uykuya alışabilirsem, günümün on, on iki saatini pasif geçirmiş olmam.

Son olarak bir de sanırım üzerinde ilgimi yoğunlaştırabileceğim yeni bir “şey” buldum. Hadi hayırlısı.