Aylar önce buraya “FRP” ile ilgili ilk yazıyı yazdığımda yeni bir campaigne başladığımdan bahsetmiştim. Oldukça eğlenceli geçen 30 oturumluk (ki haftada bir oyun olmak suretiyle) bir maceradan sonra oyunumuz, sevgili DM’imiz Doruk’un kafayı yemesiyle son buldu. Sayısı dört ile on arasında değişen oyuncuları idare edebilmeyi yine iyi başardı bunca zaman. Fakat neticesinde, kimsenin istemediği hal ve şekilde nihayete erdi tüm sezon.
Düşmüş bir Helm Paladin’ini, varını yokunu kumarda kaybetmiş bir Gold Elf büyücüyü, Gold Elflerin en asil kolundan gelen bir prensi ve son olarak da bir Mystra Rahibesini canlandırdım bu otuz haftalık süreçte. Normalde bu kadar fazla karakter değiştirmeyi sevmem; fakat grubun tavırları ve oyunun gidişatı bazen “mecbur” bıraktı beni buna. Aslına bakılırsa dinamiklik katıyordu yeni karakterle oturumlara katılmak. En azından grup için. Sıkılan pek olmuyor gibiydi.
Otuz hafta süren bu maratondan sonra, birden haftasonlarımın boşalmasını elbette kabul edemezdim. Halihazırda yarım yamalak devam etmekte olan diğer campaign’in bu tutarsız ve düzensiz halinin verdiği rahatsızlığın da etkisiyle, eski oyunumla aynı gün, bu sefer benim yöneticiliğimde bir campaigne katıldım! “Artık izin isteyen değil de izin veren taraf olmanın keyfine bakacağım” düşüncesiyle değil, “ben olsam izin verirdim”i ispatlamak adına yapıyorum bunu biraz da. Hatta sanırım kendi campaign’ine bug abuse ile müdahalede bulunan sayılı DM’lerden biri olmaya adayım şu halde bile!
Daha önce uzun soluklu oyun oynatmamış biri olarak, böyle profesyonel oyuncularla bocalamadan devam edip edemeyeceğim konusunda düşüncelerim var; fakat biraz doğaçlama biraz da karşılıklı hoş görmeyle hallolunacağını sanıyorum. Tabi ki ilk fırsatta official kaynaklardan FR tarihi öğrenmeye ve power grouplar arasındaki siyasetleri takip etmeye başlayacağımı da atlamamam lazım. O kadar da hazırcı değilim neticesinde!
Özetle, karşıya geçmek için “Geçebilir miyim evladım” diye soran teyzeye “At bakalım bir yirmilik, geçebilir misin?” diyen adam olma yolunda bir adım daha ilerlemiş bulunuyorum… Hadi hayırlısı!

