Müzik dünyasında ilgi – kalite oranında en düşük yüzdeye sahip grup Rainbow’dur bana sorarlarsa. Dio’ya ve Ritchie Blackmoore’a rağmen herkesin dilinde pelesenk olmamaları ilginç doğrusu. Müzikal açıdan zaten olumsuz manada eleştirilerini yapmak imkansız. Gerçi şu anda bu yazıyı yazarken “ilkokulda resim dersi alan bir öğrencinin Mona Lisa kritiği yapması” düşüncesi beliriyor kafamda… Neyse konum zaten Rainbow’un nasıl bir grup olduğu değil, onların sadece bir şarkısı: The Temple of the King.

Son zamanlarda bıkmadan, usanmadan dinlediğim şarkılardan biri bu. Ki burada bahsettiğim son zamanlar, son birkaç yılı kapsayacak kadar geniş; ama daha da iyisini söyleyeceğim: Bu harika şarkının en az orijinali kadar güzel bir de “cover”ı -yeniden yorumlanmış hali- var, yine uzun zamandır tekrar tekrar dinlediğim. Hiç tarzım olmasa bile!  İlk duyduğumda gerçek olduğuna inanmadığım bir kişi ve şekil ile yapılmışı hem de. Gerilim vermeyi pek beceremeyen biri olarak bu bahsettiğim cover’ın linkini aşağıda paylaşayım da, dinlemek ve şaşırmak isteyen olursa zahmet çekmesin…

Buyrun!